28 Ağustos 2008 Perşembe

OLİMPİYAT OYUNLARI VE BEDEN EĞİTİMİ DERSİ

Pekin 29.Olimpiyat oyunları bitti, oyunlardaki başarısızlığımızın sorumluluğunu beden eğitimi öğretmenlerine yüklemişler. Şimdi medya bir yandan beden eğitimi öğretmenleri bir yandan birbirlerine veryansın ediyor. Belki kusur kimdedir diye sormadan önce şu soruların cevabını aramak lazım;

* en üst boyutta fiziksel performansın sergilendiği bu yarışmalardaki sporcular beden eğitimi dersinde yetiştirilen öğrencilerin içinden mi çıkıyor?

* beden eğitimi ve spor kavramları birbirlerinin yerine kullanılan eş anlamlı kavramlar mıdır?

* beden eğitimi öğretmenleri fiziksel etkinlikleri bütün öğrencilerine sevdirip onları yaşamboyu aktif kılmak için mi uğraş vermeli yoksa binlerce öğrenci içinden sadece birkaç tane elit sporcu yetiştirmek için mi enerjisini harcamalı?

* sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum mu daha önemli madalya sayısı mı?

* devşirme sporcular nasılsa madalya kazanıyor, biz madalyonun öteki yüzlerine mi bakmalıyız?

1 yorum:

ayhan dedi ki...

Pekin 29. Olimpiyatların ardından ibretle bir olayı takip ediyorum.Beden eğitimi öğretmenleri grubunda inanılmaz derecede savunma anlayışı geliştirilmiş.Savunma yapanlar suçlu insanlardır bu başarısızlıkta suçlular Beden Eğitimi Öğretmenleri olmadığına göre neden bu kadar kendimizi savunmaya yönelik yazılar yazıyoruz anlamıyorum.
Atatürk'ün "sporu mili bir dava kabul etmemiz gerekiyor" sözü herşeyi açıklıyor.
1-Ülke olarak okullarda spor bilincini ve spor kültürünü yerleştirmeliyiz
2-Beden Eğitimi ders saatinden çok dersin verimliliği üzerinde durmalıyız.
3-Öğrencilerden sınav kaygısı ile spor yapamama düşüncesini ortdan kaldırmalıyız.
4-3289 ile 3797 sayılı yasalarla ayrı değerlendirilen kuurumları tek çatı altında toplamalıyız
5-Devletin bir spor politikası mutlaka olmalıdır.
6-Federasyonların özerk yapısına son vermeliyiz.
7-Sporcu yetiştirme modelini bilimsel veriler üzerine kurmalıyız.
8-Sporcu eğitimlerini kişiler özelliklerden uzaklaştırarak kurumsal yapıya kavuşturmalıyız.
9-Sporcu eğitim köyleri kurmalıyız ve yöresel özellikleri bu anlamda değerlendirmeliyiz.
10-Temel eğitimi spor liseleri ile 12 yıla çıkarmalı ve 6. sınıftan itibaren sporcu yönlendirmesini yapabilmeliyiz.
11-Gençlik ve spor teşkilatının yeniden yapılandırmasını sağlayabilmeliyiz.
12-Sporu okul ve kulüp diye ikiye ayırmamalıyız.
13-Okullarımızda Beden Eğitiminin yanı sıra hareket eğitiminin öne çıkarılımasını sağlayabilmeliyiz.
Bu ve benzeri önerileri öne çıkarmak tartışmak ve uygula plan projelerini gerçekleştirmek gerekiyor.Ülkede bir başarısızlık varsa bu kişilere endeksli değil sistemsizliklere endeskli değerlendirilmelidir.Türkiyenin artık kendi sporcu yetiştirme modelinin bilimsel çağa uygun olarak yeniden yapılanması gerektiği gerçeğinin zamanı geldi de geçti.Ülke adına koşan ve madalya kazandıran sporcuların bu emeklerinide küçümsemelim.Onların akıttığı terde ve elde ettiği başarılarda bu ülkenin neler kazandığınıda görmezden gelmeyelim.
Spor nasıl sağlıklı bir ortamda yapılıyorsa onun kalkınmasınada sağlıklı beyinler yön verebilecektir.